Paylaş

Leonardo Da Vinci’ye ve bu tablosuna değinmeden önce Son Akşam Yemeği’nin ne olduğunu öğrenmekte fayda var. Son Akşam Yemeği (veya Son Yemek), Hristiyan inanışına göre, İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki akşam yediği son yemektir. Tarih, net olmamakla birlikte, 1 – 3 Nisan 33 tarihleri civarındadır ve yemek genellikle “Üst Oda” olarak bilinen, Kudüs’te Zion tepesinde bir yerde yenmiştir ve ertesi gün İsa, Romalı askerlerce tutuklanmıştır.

Son-Akşam-Yemeği-Last-Supper-Da-Vinci

İsa’nın bu yemek sırasında havarilerine yaptığı konuşma, Yuhanna İncili’nde uzunca anlatılmıştır. (Havariler, İsa’nın inançlarını ve öğütlerini yayan mürit ve öğrencilerdir.) Konuşmaya bakıldığında İsa, içlerinden birinin kendisine ihanet edeceğini anlatır ve kendisinden sonra gelecek olan Paraklit ile teselli bulmalarını söyler. Paraklit (Faraklit olarak da geçer) Yunanca bir kelimedir ve Hristiyanlarca kutsal kitap sayılan Kitab-ı Mukaddes’te* yer alır ve “beraberinde gelen, yardım eden kişi” anlamındadır. (Paraklit ile bazı İslam âlimlerince Hz. Muhammed’in temsil edildiği belirtilir, tabi din adamı olmadığımız için bu konuda biz bir yorum yapamayız.)

Leonardo Da Vinci ve Son Akşam Yemeği Tablosu

Tabloya dönecek olursak, Son Akşam Yemeği özellikle Rönesans dönemi sanatçıları tarafından oldukça ilgi görmüş bir konudur ve bu konudaki en ünlü tablo Leonardo Da Vinci’ye aittir. Da Vinci bu eserini, 15. yüzyılda Milano şehrinde bulunan Santa Maria delle Grazie isimli kilisenin duvarlarına yapmıştır. Ancak tabloda, İsa ve havarileri Kutsal Kâse’den** şarap içtiği ve ekmek yediği halde, kâsenin ve ekmeğin olmaması yıllar süren bir tartışmaya sebep olmuştur.

Leonardo-Da-Vinci -1

Tabloyu incelediğimizde, İsa masanın ortasında yalnızdır. Havariler, İsa’yı ikişerli üçerli gruplar halinde dinlemekteyken, içlerinden birinin hain olduğunu öğrendikten sonra kimileri oldukça şaşırmış, kimileri oldukça öfkelenmiştir.

Leonardo’nun, Mona Lisa’dan sonra en ünlü tablosu olan Son Akşam Yemeği (The Last Supper), bunun yanında olay-zaman tutarsızlığını da barındırdığı sebebiyle başka tartışmalara da sebep olmuştur. Çünkü tarihe bakıldığında İsa ve havarilerinin bu düzende yemek yemeleri mümkün görülmemekte. Bu düzenin (masa ve etrafına konulan sandalyeler) bundan yıllar sonra gelenek haline gelmiş bir düzen olduğu belirtilmekte. Eser hala Milano’da Santa Maria delle Grazie isimli kilisede bulunmaktadır ve oldukça yıpranmıştır.

*Kitab-ı Mukaddes: Hristiyanlarca kutsal sayılan ve Hristiyan inanışının temelini oluşturan kitaptır. Eski Ahit’i (Eski Antlaşma) ve Yeni Ahit’i (Yeni Antlaşma) kapsar. Eski Ahit, Tanah denilen Yahudilerin kutsal kitapları Tevrat ve Zebur’u kapsayan kitap ile hemen hemen aynıdır. Bu kitapta İsa ve Meryem’den bahsedilmez. Yeni Ahit ise İsa dönemini ve sonrasını içerir. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri bu kısımda bulunur.

**Kutsal Kâse: Hristiyan inanışlarına göre kutsal olan, İsa’nın Son Akşam Yemeği’nde kullandığı kâse.

 

Yorum yok

Bir Cevap Yazın